Bilhassa 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra kamuya alımlarda çok daha titizlikle uygulanan güvenlik soruşturması/arşiv araştırması denetimi, kimi zaman adil olmayan idari işlemlerle sonuç bulmaktadır.

Bu durumun da en sık karşılaşılan türü, HAGB adını verdiğimiz hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıdır. Nitekim Ceza Muhakemesi Kanunu’nda bir nevi kişilere kanunun tanıdığı bir imkan olarak nitelendirilebilecek HAGB müessesesi ile daha önce sicilinde kasıtlı bir suç bulunmayan ve ilk defa hafif bir suça karışmış olan kimselere verilecek ceza açıklanmıyor ve 5 yıl dosya askıda kalıyor. 5 yılın sonunda ise kişi kasıtlı bir suç işlemezse bu ertelenen ceza bütünüyle düşüyor ve hükümsüz kalıyor.

Kanuna göre HAGB bir “hüküm” değildir ve dolayısıyla sabıka olarak adlandırdığımız adli sicil kaydına işlemez. Dolayısıyla hüküm olmayan bir kararın, kişilerin hukuki durumuna etki etmesi de düşünülemez. Ancak arşiv araştırması güvenlik soruşturması yapan idareler bazen HAGB kararları nedeniyle kişilerin kamuyla ilişiğini kesebilmektedir. Bu işlemlerin en başta Anayasal ve evrensel ilkelere, özelde ise HAGB’nin düzenlendiği Ceza Muhakemesi Kanununa açıkça aykırı olduğunu düşünüyoruz.

Benzer bir somut olayda Adalet Bakanlığı’na karşı açtığımız davada mahkemece iddia ve taleplerimiz yerinde görülerek Bakanlıktan ilişiği kesilen müvekkilimiz işine dönmüştür. Başarılar diliyoruz..

 

Lütfen bizi takip edin ve beğenin:
error