Kamulaştırma belli bir taşınmazın kamu yararı amacıyla devlet veya devlet dışı kamu tüzel kişilerince satın alınmasıdır. Dolayısıyla amaç kamu yararı olsa da kamulaştırma ile mülkiyet hakkının sınırlanması söz konusudur. Anayasal bir temel hak ve hürriyet olan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde de ifade bulan mülkiyet hakkına yapılan bu müdahalenin hukuken geçerliliği, kamulaştırmanın yasal mevzuata uygun olarak kişilere tanınan güvencelerin korunması yoluyla gerçekleştirilmesi koşuluna bağlıdır.

 

Kamulaştırmanın Aşamaları:

Birinci Aşama: Kamulaştırma bedeli için ödenek ayrılması gerekir.

İkinci Aşama: Kamu yararı kararı ve onayı alınır. Kamu yararı kararı olmadan yapılan bir kamulaştırma işlemi şekil bakımından hukuku aykırı nitelik taşır. Kamu yararı kararı alan merciin yetkili olmaması ya da gereken toplantı ve karar yeter sayılarına uyulmamış olması da kamulaştırma işleminin sakatlığı sonucu doğuracak ve bu nedenle kamulaştırmanın iptali yoluna gidilebilecektir.

Üçüncü Aşama: İdare kamulaştırılacak olan taşınmazı belirler.

Dördüncü Aşama: İdarece kamulaştırma kararı alınır. Kamulaştırma kararı sonrası taşınmazın kayıtlı bulunduğu tapu siciline kamulaştırma kararı şerh edilir. Kamulaştırmaya dair bu şerh III. kişileri bilgilendirme amacını taşır ve taşınmazın satışına engel değildir. Şerh tarihinden itibaren 6 ay içerisinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili istemiyle dava açıldığına dair belge tapu idaresine sunulmadığı takdirde, bu şerh tapu sicilinden tapu idaresince re’sen silinir.

Beşinci Aşama: İdarenin satın alma süreci:

Satın alma talebi olumlu sonuçlanacak olursa idarece, anlaşma tutanağının tanzim tarihinden itibaren en geç 45 gün içinde, tutanakta belirtilen bedel hazır edilerek, idarenin anlaşma tutanağı ve kamulaştırma öncesi taşınmaz üzerindeki tüm takyidat ve haklardan arındırıldığını bildiren yazıya istinaden taşınmaz idare adına tapuya resen tescil veya terkin edilir. Tapuya resen tescil veya terkinden sonra kamulaştırma bedeli hak sahip veya sahiplerine ödenir.

Bu şekilde anlaşma ile satın alınan veya trampa edilen taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkı, sahibinden kamulaştırma yolu ile alınmış sayılır ve bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı dava açılamaz.

Satın alma talebi olumsuz sonuçlanacak olursa kamulaştırmada adli aşama (yargı aşaması) yaşanacaktır. Kamulaştırmada idarenin satın alma talebinin sonuçsuz kalması idareyi asliye hukuk mahkemesinde dava açmaya yöneltir. İdare taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesine başvurarak kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin peşin veya taksitle ödenmesi karşılığında taşınmazın idare adına tesciline karar verilmesini ister. (Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası)

Asliye hukuk mahkemesi idarenin başvuru tarihinden itibaren 30 gün içinde bir duruşma günü belirleyerek taşınmaz malikine dava dilekçesini tebliğ eder.

Kamulaştırma kararına karşı dava:

Taşınmaz maliki Asliye Hukuk Mahkemesince bedel tespiti ve tescil istemiyle açılan davanın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde kamulaştırma işlemine karşı iptal davası açabilir. Bu noktada özellikle belirtmek isteriz ki, asliye hukuk mahkemesince davanın tebliğinden önce kamulaştırma işlemine karşı dava açılması halinde açılan dava, ortada henüz idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem bulunmadığından idari yargı mercilerince reddedilebilecektir. Nitekim konuya ilişkin Danıştay kararları da bu yöndedir. Bu nedenle Asliye hukuk mahkemesi aşamasına gelmeyen bir kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda dava açmaktan kaçınılmalı, Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan tebliğden itibaren 30 gün içinde idari yargıda kamulaştırma kararına karşı dava açılmalıdır.

Kamulaştırma işleminin iptali istemiyle duruma göre Danıştay’da veya taşınmazın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde dava açılır. İştirak halinde veya müşterek mülkiyette, paydaşların tek başına dava hakları vardır. Açılan davaların sonuçları dava açmayanları etkilemez. Danıştay içtihatları uyarınca taşınmaz kiracısının kamulaştırma işlemine karşı dava hakkı bulunmamaktadır.

Kamulaştırma işlemine karşı hak sahipleri tarafından idari yargıda iptal davası açılması ve idari yargı mahkemelerince de yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde bedel tespitine bakan Asliye Hukuk Mahkemesince, idari yargıda açılan dava bekletici sorun kabul edilerek bunun sonucuna göre karar verilir.

Asliye Hukuk Mahkemesinin Kararı: Kamulaştırma bedeli üzerinde tarafların anlaşması ya da bedelin mahkemece belirlenmesi sonrasında kamulaştırma bedelinin peşin tutarının veya taksitlendirmede ilk taksitin idare tarafından bankaya yatırılmasına karar verilir. Bu noktada mahkeme idareye ödemenin ibrazı için 15 günlük süre verir. Bu süre bir defaya mahsus olmak üzere mahkemece uzatılabilir. Ödemeye dair makbuzun ibrazı üzerine mahkeme taşınmazın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verir. Taşınmaz mülkiyetinin idareye geçmesi, mahkemece verilen tescil kararı ile olur.

Taşınmazın idare adına tesciline dair karar kesin olup, temyiz edilemez. Buna karşın idare veya taşınmaz maliki taşınmaz bedeline dair karar hakkında istinaf ya da temyiz kanun yoluna başvurabilir.

 

 

Lütfen bizi takip edin ve beğenin:
error