Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkma ve Çıkarılma

Ortaklıktan Çıkma:

Ortağın kendi iradesi ile ortaklık payının tamamını ortaklardan birisine veya üçüncü bir kişiye devretmesi ile ortaklıktan çıkması söz konusu olur.

TTK m. 638, şirketten çıkmayı düzenlemiş olup, iki hususa dikkat çekmiştir. Bunlardan ilki şirket esas sözleşmesinde bir çıkma sebebinin gösterilmesi, diğeri ise şirket sözleşmesinde böyle bir sebep gösterilmese bile, haklı bir sebebe dayanarak çıkmadır.

Çıkma hakkı kuruluş aşamasında sözleşmeye konulacağı gibi, TTK m.589’daki nisaba uygun olarak sonradan esas sermayenin üçte ikisini temsil eden ortakların kararıyla yapılan sözleşme  değişikliği ile de eklenebilir. Ancak, bir ortağın şirketten çıkarılma sebeplerinin sonradan şirket sözleşmesine konulabilmesine dair sözleşme değişikliği, şirket sermayesini temsil eden tüm ortakların genel kurul toplantısında oy birliği ile karar almasıyla mümkündür.

Çıkma hakkı, Limited şirketin bütün ortaklarına tanınabileceği gibi bazı paylara imtiyaz şeklinde de verilebilir. Çıkma hakkının kullanılması belirli şartlara bağlanabilir. Hakkın doğrudan kullanılmasına da müsaade edilebilir.

Bu hakkı kullanmak isteyen ortak, durumu şirkete bildirir ve işlemin gerçekleştirilmesini talep eder. Talebi alan şirket müdürü veya müdürleri esas sözleşmede gösterilen çıkma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini inceleyerek işlemi tamamlarlar.

Çıkma hakkını kullanan ortağın ayrılma akçesi, serbest olan öz kaynaklardan ödenmelidir (TTK m.642). Bunun için de öz kaynaklarda serbestçe kullanılabilir bir miktarın bulunması gerekir.

Çıkma işleminin tamamlanmasından sonra, şirket müdürü/müdürleri durumu pay defterine geçirmeli ayrıca ticaret siciline tescil ettirmeleri lazımdır. Müdürler eğer kayıt işlemlerini yapmazlarsa, çıkan ortak ticaret siciline doğrudan başvurarak isminin sicilden silinmesini talep edebilir (TTK m. 598/2).

Limited şirketin her ortağı, haklı sebeplerin varlığı halinde, esas sözleşmede hüküm bulunmasa da şirketten çıkarılmalarına izin verilmesini mahkemeden isteyebilir (TTK m.638/2).

Eğer dürüstlük ve hakkaniyet gereğince ortakların artık Limited şirkette kalması beklenemeyecek bir hal almışsa, bu halde ortak çıkma hakkını kanuna dayanarak kullanabilir. Haklı sebep, ortaklık ilişkisinin devamını çekilmez kılan bir durumun varlığıdır. Bu durum şirketin işlerinden kaynaklanabileceği gibi ortakların kişisel ilişkilerinden de kaynaklanıyor olabilir. Bu sebepler şu şekilde örneklendirilebilir; ortaklar arasındaki uzun süreden beri devam eden uyuşmazlıklar ve davalar, kanunun ve şirket sözleşmesinin sürekli şekilde ihlali, genel kurul kararlarının uygulanmaması, şirket yöneticilerinin ortaklar arasında eşit davranmaması gibi sebepler.[1]

Çıkma hakkının kullanılması halinde, ortağın ileri sürdüğü sebeplerin haklı sebep olup olmadığı mahkemece değerlendirilir (TTK m.638/2). Haklı sebebin varlığı halinde ortak, isterse mahkemeye başvurmadan önce şirkete başvurarak çıkarılmasına karar verilmesini isteyebilir.

Mahkeme talep üzerine, dava süresince, davacının şirketten kaynaklanan hak ve borçlarının bazılarının veya tümünün dondurulmasına karar verebilir veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla başkaca önlemeler alabilir (TTK m. 638/2).

Haklı sebebin varlığı halinde mahkeme tarafından çıkmasına karar verilen ortağın ayrılma akçesi, TTK m.642 ve 642’nci maddeler uyarınca hesaplanıp ortağa ödenir.

TTK m.639’a göre, ortaklardan biri çıkma hakkını kullandığı takdirde müdür o ortağın çıktığını diğer ortaklara haber eder. Çıkan ve çıkmaya katılmak isteyenlerin sermaye içerisindeki payı, %50’nin üzerine çıktığında şirketin feshi de düşünülebilir. Diğer ortaklardan her biri haber kendine ulaşınca 1 ay içinde, şirket sözleşmesinde öngörülen haklı sebep kendisi yönünden de geçerliyse, kendisinin de çıkmaya katılacağını müdürlere bildirmek ve/veya açacağı bir dava ile haklı sebepler dolayısıyla çıkma davasına katılmak hakkına sahiptir.

Ortaklıktan Çıkarılma:

Limited şirket ortaklarının şirketten çıkarılmaları iki şekilde düzenlenmiştir: Şirket sözleşmesinde hüküm bulunması veya hüküm bulunmasa bile haklı sebebin varlığı halinde mahkemeye başvurarak ortağın şirketten çıkarılmasını talep edilmesi halleri.

Şirket sözleşmesinde bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceğine ilişkin hükümlerin öngörülmüş olması halinde; bu sebeplerin meydana gelmesiyle genel kurul o ortağın ortaklıktan çıkarılmasına karar verebilir. Bu karar temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabilir (TTK m.621/1-h). Burada, haklı sebeplerin varlığının incelenmesi ve bir ortak hakkında önemli bir karar verilmesi ağırlaştırılmış yeter sayıya tabi tutulmuştur. TTK m.621’e göre, genel kurul, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde, bir ortak hakkında önemli bir karar alabilir.

Genel kurulun çıkarma yetkisini kötüye kullanmasını engellemek amacıyla, şirketten çıkarılan ortağın, kararın kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinde iptal davası açabilme imkânı bulunmaktadır (TTK m.640/2).

Ortağın şirketten çıkarılması, esas sözleşmede hüküm bulunmasa da şirketin talebi üzerine verilecek mahkeme kararı ile mümkün olabilir (TTK m.640/3).

Haklı sebeplerin varlığı haline ortağın çıkarılması amacıyla mahkemeye başvurulması için genel kurul kararı gereklidir. Genel kurul kararının TTK m.621/1-h’de yer alan nisapla alınması ve bu amaçla müdürlerin kararın icrası amacıyla ortağın çıkarılması için mahkemeye başvurması zorunludur. Bu nisap ise, genel kurulda temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunmasıdır.

Çıkan ya da çıkarılan ortak, esas sermaye payını ve payın sağladığı hakları kaybetmektedir. Bu kaybın ekonomik olarak denkleştirilmesi; ortağın ayrılmadan önceki ekonomik durumunun ayrılmadan sonra da korunması amacıyla ayrılan ortağa esas sermaye payının gerçek değerine uyan miktarda ayrılma akçesi isteme hakkı tanınmıştır. Ayrılan ortağa bu hakkın tanındığı 641. madde emredici niteliktedir.

Şirket sözleşmesinde ayrılma hakkı yer alıyorsa, şirket sözleşmeleri ayrılma akçelerini farklı düzenleyebilir (TTK m.641/2). Ayrılma akçesi, nakit ödemenin yanı sıra ayın ile ödeme, başka bir şirketin pay senedinin verilmesi gibi seçenekler şeklinde ödenmesi kararlaştırılabilir. Bu seçenekler, genel hukuk ilkeleri ile sınırlıdır ve keyfi ya da hakkaniyetsiz bir şekilde belirlenemeyecektir.

[1] AYHAN, Rıza, Hayrettin ÇAĞLAR, Mehmet ÖZDAMAR. “Şirketler Hukuku Genel Esaslar.” Bası, Yetkin Yayınları, Ankara (2019), sf. 548

 

Lütfen bizi takip edin ve beğenin:
error