Avukat

Çağrı ÜNSAL

Telefon

05054802386

“Her şeyin bir şeyini, bir şeyin her şeyini bileceksiniz.”
Sakıp SABANCI

ŞİRKETLER HUKUKU – “ÖNLEYİCİ HUKUK HİZMETİ”

Her biri kendi spesifik alanında uzman avukat ve mali müşavir kadromuzla verdiğimiz hizmetlerde, bilhassa ticaret hayatında faaliyet gösteren tüzel/gerçek kişiler için “Önleyici Hukuk Hizmeti” anlayışını ön plana çıkarmayı önemsemekteyiz.
Önleyici Hukuk Hizmeti ile bir hukuksal sorun meydana gelmeden önce, sorunun meydana gelmesini “önleyici” nitelikte verilen hukuk hizmetini kastediyoruz. Türk yargısı işleyişinde ne yazık ki hukuksal süreçlerin uzun sürmesi, önleyici hukuk hizmetinin önemini kat be kat artırmaktadır.
Bu nedenle bilhassa ticaret şirketleri için, ticari hayatta önlerine çıkan hukuksal sorunlar üzerine bir hukuk hizmeti, avukatlık bürosu arayışına girmek yerine, sürekli ve kalıcı bir hukuk danışmanlığı niteliğinde önleyici hukuk hizmeti alınmasını tavsiye ediyoruz.
Bu kapsamda Ticaret Hukuku, İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku, Sigorta Hukuku, İcra ve İflas Hukuku, Marka-Patent Hukuku alanlarında uzmanlaşmış kadromuzla ticaret hayatının aktörleri için önleyici hukuk hizmetleri kapsamında;
– Ticari sözleşmelerin hazırlanması, hazırlanmış sözleşmelerin tadili,
– Ticari davalar ve iş davaları öncesi arabuluculuk görüşmelerinin yürütülmesi,
– Şirket içi yönergelerin hazırlanması, disiplin işlemlerinin yürütülmesi,
– Tahsil edilemeyen alacakların icra takibi öncesi ve takip sonrası tahsili,
– Her tür ticari iş ve işlemlerde hukuki ve mali danışmanlık,
– Derdest (devam eden) veya tamamlanan hukuksal süreçlerle ilgili düzenli raporlamalar yapılması, bilgi notlarının hazırlanması
hizmetlerini sunmaktayız.

KAMU PERSONEL HUKUKU

Temel olarak 657 s. Devlet Memurları Kanunu ile düzenlenen Kamu Personel Hukuku alanı, her bir kurumun kendi mevzuatı ve diğer düzenleyici idari işlemler ile karmaşık bir hukuk disiplini halini almaktadır.
Uygulamada Kamu Personel Hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar, daha çok kamu personeli hakkında tesis edilen ve 657 sayılı Kanun’da düzenlenen disiplin cezalarından doğmaktadır.
Yine bilhassa 2016 Temmuzunda gerçekleşen hain darbe girişiminden sonra uygulama alanı genişleyen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması işlemleri ve bunun sonucunda tesis edilen idari işlemler, sıklıkla dava konusu olmaktadır.
Kendisi de eski bir Kamu Personeli olan Av. Çağrı ÜNSAL bu kapsamda;
– Kamu personelinin disiplin cezalarına ilişkin hukuksal ihtilaflar
– Kamu personelinin özlük haklarına ilişkin hukuksal ihtilaflar
– Kamu personelinin cezai sorumluluğuna ilişkin süreçler
– Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde idarece tesis edilen menfi idari işlemlere karşı açılacak davalar
– Kamu personelinin nakil imkanı, eş durumu, sağlık mazeretleri vb gerekçelerle nakil istemleri üzerine yaşanan hukuksal sorunlar
– İntibak vb emekliliğe ve sosyal güvenceye ilişkin idari başvuru ve yargısal çözümler
– Mobbing sorunları
hakkında hukuksal hizmetler vermektedir.

İDARE HUKUKU – İDARİ YARGI

Esasen Kamu Personel Hukukunu da içine alan genel hukuk disiplini niteliğindeki İdare Hukuku ve İdari Yargı davaları, bir hukuksal ihtilafın bir tarafının kamu adına işlem ve eylemde bulunmaya yetkili idari kurum ve kuruluşların olduğu davalardır.
En genel çerçevesiyle idari yargı davaları, iptal davası ve tam yargı davaları olmak üzere iki türlüdür ve iptal davalarında bir idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları açısından hukuksal denetimi yapılırken; tam yargı davalarında ise genel olarak idarenin bir işlem veya eyleminde hizmet kusuru bulunup bulunmadığı ve idarenin tazminat sorumluluğu tespiti söz konusudur.
Bu kapsamda İdari Yargı alanında özetle;
– Bireyler ile kamu gücü kullanan kurum ve kuruluşlar arasında yaşanan hukuksal ihtilaflarda
– Kamulaştırma/Kamulaştırmasız el atma işlemlerinden doğan davalarda
– Kabahatler Kanunu ve sair mevzuat çerçevesinde tesis edilen idari para cezalarına karşı başvurulabilecek idari ve yargısal yollara ilişkin hizmetlerde,
– İdarenin hizmet kusuru nedeniyle doğabilecek tazminat davalarında
hukuksal hizmet verilmektedir.

ADLİ CEZA HUKUKU- CEZA DAVALARI

Adli Ceza Hukuku, bireyin temel hak ve özgürlüklerini doğrudan etkileyen kuşkusuz en önemli hukuk disiplinidir. Nitekim “hapis cezası” , yani hürriyeti bağlayıcı bir hukuksal yaptırımın gündeme gelebildiği yegane hukuk alanı, adli ceza hukukudur.
Adli ceza hukuku yaptırımları, hapis cezası ve adli para cezası olarak ikiye ayrılır ve “suç” olarak düzenlenen fiillerin karşılığı olarak verilir.
İdare hukuku alanında verilen idari para cezaları ya da işyeri kapatma, ehliyete el koyma gibi idari yaptırımlara göre çok daha ağır sonuçları vardır.
Bu nedenle alınması gereken bir hukuk hizmetinin belki de hayati öneme kavuştuğu alan, adli ceza hukuku alanıdır.
Bu kapsamda;
– 5237 s. Türk Ceza Kanunu ve adli ceza içeren özel kanunlardan doğan soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin takibi
– Uzlaştırma kapsamındaki suçlarda uzlaşma görüşmelerinin takibi ve sonuca bağlanması
– Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) ve Yargıtay (temyiz) aşamalarındaki ceza dosyalarının takibi ve savunma hizmeti
– İnfaz hukuku – Kesinleşmiş bir mahkumiyet kararını müteakip yerine getirilecek hukuksal iş ve işlemler
Uzman ekibimizle birlikte yerine getirilmektedir.

VERGİ/VERGİ CEZA HUKUKU

Vergi hukuku alanı, ülkemizde her zaman mevzuatı en karmaşık olan, uygulamasının Tebliğ vb düzenlemelerle sürekli değiştiği ve güncellendiği, aynı zamanda doğrudan bireylerin malvarlığına etki etmesi anlamında en çok ihtilafın meydana geldiği bir hukuk disiplinidir.
Öte yandan vergiye ilişkin düzenlemelerin, adli ceza hukuku boyutunu ilgilendiren yadsınmaz bir boyutu da mevcuttur. Nitekim Türk Hukuk düzeninde “suç” olarak düzenlenen ve ağır yaptırımlar içeren birçok vergiye ilişkin fiil mevcuttur.
Dolayısıyla vergi uyuşmazlıkları, gerek adli ceza hukuku bağlantısıyla hapis cezası olarak karşımıza çıkması, gerekse ağır parasal sorumluluk içermesi nedeniyle hukuk hizmetinin oldukça önem taşıdığı bir hukuk disiplini niteliğindedir.
Bu kapsamda Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim Şirketleri, Akademik Unvanlı Danışmanlarımız ve Serbest Muhasebeci Mali Müşaviri çözüm ortaklarımız ile;
– Vergi idareleri ile gerçek/tüzel kişiler arasındaki tm vergisel süreçlerin takibi,
– Vergi İncelemeleri, inceleme süresince Vergi İdaresi ile ilişkilerin yürütümü,
– Vergi tarhiyatlarına ilişkin uzlaşma süreçlerinin takibi,
– Vergi yargısında tarhiyatların dava konusu edilmesi,
– Her gün gelişen ve değişen vergi mevzuatı, yapılandırma-af düzenlemeleri ile ilgili danışmanlık hizmetleri,
– Vergi suçlarında(vergi kaçakçılığı, defter belge gizleme vb.) adli sürecin (soruşturma – kovuşturma) takibi
gibi tüm iş ve işlemleri yerine getirmekteyiz.

İŞ HUKUKU

Temel mevzuatı 4857 s. İş Kanunu olan işçi-işveren uyuşmazlıkları, yine sıklıkla hukuksal ihtlilafa dönen konular arasındadır.
Bu noktada uygulamada genel olarak işçilik alacaklarında yaşanan sorunlar, yargıya intikal eden davaların çok büyük bir kısmını oluşturmaktadır.
Son yıllarda iş davalarındaki önlenemez artış, hukuk düzenine “zorunlu arabuluculuk” müessesesini beraberinde getirmiştir. Artık bir iş davası açılmadan önce, dava şartı niteliğinde arabulucuya başvurma şartı mevcuttur.
Getirilen düzenleme, yargıya intikal eden uyuşmazlık sayısını şüphesiz düşürmüştür. Ancak gerek işçinin gerekse işverenin bir vekili aracılığıyla arabuluculuk aşamasından başlayarak hukuksal hizmet ile süreci yönetmesi, ihtilafların yargıya intikalden önce çözülmesi oranını da önemli ölçüde artırmaktadır.
Bu kapsamda;
– İşçi işveren uyuşmazlıklarında taraf vekili olarak arabuluculuk görüşmelerinin sürdürülmesi ve sonuçlandırılması,
– Yargıya intikal eden uyuşmazlıklarda iş davalarının takibi ve sonuçlandırılması
– Şirketlerin iş sözleşmelerinin hazırlanması ve sözleşme tadili gibi ihtiyaçların karşılanması
hizmetlerini vermekteyiz.

 

Sorunuz mu var ?

Uzmanlık alanlarımız hakkında bize sorularınızı sorabilirsiniz.

SORU SOR

“Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir.”
Gazi M. Kemal ATATÜRK