Şirketlerin vergi borçlarından dolayı kişilere ödeme emri düzenlenmesi, kişiler ile vergi daireleri arasında en sık çıkan ihtilaflardan birisidir. Nitekim şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyen vergi borçları, şirket yetkililerinden ve hatta şirket ortaklarından tahsil edilebilmektedir.

Vergisel süreçlerin uzun sürmesi ve yasal prosedür, 5-10 yıl önceki bir şirket ilişkisi nedeniyle kişilerin şahsi sorumluluğuna borç olarak geri dönebilmektedir.

Bu yazımızda örnek bir tedbir (yürütmeyi durdurma) kararı üzerinden konuyu aydınlatmayı ve kişilerin vergi dairelerince düzenlenen ödeme emirlerinin tebliği üzerine izlemesi gereken yollar/çözümler üzerinde duracağız.

  • Vergi dairesince kişilere ödeme emri düzenlenmesi için öncelikle şirket tüzel kişiliği için hukuka uygun olarak kesinleşmiş bir vergi borcunun varlığı şarttır.

Asıl amme borçlusu şirket için kesinleşmiş bir vergi borcu söz konusu değilse, kişilerin şahsi sorumluluğuna gidilemeyecektir.

Aşağıda bir müvekkilimiz ile ilgili düzenlenmiş bir ödeme emrinin icrası, bu şartın eksikliğinin tespit edilmesiyle birlikte tedbiren durdurulmuş ve devamında ödeme emri tamamen iptal edilmiştir.

 

  • Şirket için vergi borcunun kesinleşmiş olması yetmez. Aynı zamanda bu vergi borcunun şirket tüzel kişiliğinden kısmen veya tamamen tahsil edilememiş olması; bu kapsamda şirket hakkında yeterli malvarlığı araştırması yapılmış olması gerekmektedir.

Vergi idareleri bazen şirket hakkında vergi borcunu usulüne uygun olarak kesinleştirmiş olsa da malvarlığı araştırması yapmaksızın veya şirket malvarlığını paraya çevirip tahsil etmeksizin kişilerin sorumluluğuna gidebilmektedir. Bu durumda da düzenlenen ödeme emri yargı kararıyla iptal edilebilecektir.

 

  • Vergi borcu zamanaşımına uğramamış olmalıdır.

Zamanaşımını kesen sebeplerin varlığı halinde süreler uzayabilmekle birlikte, kural olarak bir vergi borcunun vergi dairesinde tahsili, 5 yıl içinde mümkündür. Bu süre geçtikten sonra düzenlenecek bir ödeme emri, zamanaşımı nedeniyle iptal edilebilir olacaktır.

 

  • Dava, 15 gün içinde açılmalı ve mutlaka yürütmeyi durdurma talep edilmelidir.

Bir ödeme emrine karşı dava açılmak isteniyorsa, tebliğden itibaren 15 günlük süre olduğu unutulmamalıdır. Vergi yargısındaki genel kuralın aksine burada 30 gün olan genel dava açma süresi uygulanmaz.

Öte yandan yine genel kuralın aksine ödeme emrine karşı açılacak iptal davalarında sırf dava açılmış olması tahsili durdurmaz. Yani bir ödeme emrini yargıya taşıdığınızda, vergi dairesi bu kamu borcunu tahsile girişmek için dava sonucunu beklemek zorunda değildir. Bu nedenle açılacak davada mutlaka tedbir (yürütmeyi durdurma) talep edilmelidir.

Aşağıda örnek olarak sunduğumuz kararda, müvekkilin şahsına düzenlenen ödeme emrinin yürütmesi durdurulmuş ve akabinde dava esastan da kazanılmıştır.

Lütfen bizi takip edin ve beğenin:
error